Ekonomi

Bolat: İİT ülkeleriyle ticaret ilk dokuz ayda 108 milyar dolara yükseldi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile İİT ülkeleri arasındaki ticaretin ilk dokuz ayda 2025'in aynı dönemine kıyasla yüzde 8,2 büyüyerek 108 milyar dolara çıktığını bildirdi. Bolat, toplam ticarette İİT ülkelerinin yüzde 27 olan payını 2028'e kadar yüzde 30'a yükseltmeyi amaçladıklarını belirtti.

1 Kasım 202612 dk okuma0 yorum
Bolat: İİT ülkeleriyle ticaret ilk dokuz ayda 108 milyar dolara yükseldi
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleriyle ticaretinin bu yılın ilk dokuz ayında 108 milyar doları bulduğunu bildirerek, "Bu rakam, 2025'in aynı dönemine göre yüzde 8,2 artış anlamına geliyor. Söz konusu dönemde İİT ülkelerine ihracatımız da 55 milyar dolara yükseldi." açıklamasını yaptı.

İstanbul, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 42. Toplantısı ile eş zamanlı gerçekleştirilen ikinci "B57+ İş Liderleri Zirvesi"ne ev sahipliği yapıyor. Bakanların, üst düzey politika yapıcıların, ulusal kurumların, ticaret odalarının, yatırımcıların, çok uluslu şirketlerin ve iş dünyası temsilcilerinin katıldığı zirvede yatırım, ticaret ve sınır ötesi işbirliği olanakları ele alınıyor.

Zirvenin ikinci günündeki açılış konuşmasında küresel ekonomi ve siyasette kapsamlı bir dönüşüm yaşandığına işaret eden Bolat, "Jeopolitik gerilimler ve savaşlar, iklim değişikliği, gıda ve enerji güvenliğindeki sorunlar, tedarik zincirleriyle lojistik hatlarında yaşanan aksamalar, finansmana erişim zorlukları, küresel tedarik zincirinin kırılgan yapısı ve yükselen ticari korumacılık, bütün bunlar İslam dünyası üzerinde doğrudan etkili oluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bolat, sürdürülebilir kalkınma ile refahın sağlanmasının ulusal kaynakların harekete geçirilmesinin yanı sıra bu kaynakların ortak amaçlar etrafında buluşturulmasını da gerektirdiğini vurgulayarak, "İİT'nin 57 üye devleti; genç, dinamik nüfusları, doğal kaynakları, stratejik coğrafi konumları, artan üretim kapasiteleri ve genişleyen pazarları sayesinde dünya ekonomisi açısından önemli bir potansiyel barındırıyor." dedi.

İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezinin (SESRIC) 2026 Ekonomik Görünüm Raporu'nda İİT üyesi ülkelerin toplam nüfusunun 2 milyarı geçtiğinin belirtildiğini aktaran Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünya nüfusunun yaklaşık 4'te 1'ini temsil eden bu ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğü 10 trilyon doları, toplam ticareti ise yaklaşık 5 trilyon doları buldu.

Ülkelerimiz 2025'te dünya ortalamasının üzerine çıkarak ortalama yüzde 4,1 ile rekor düzeyde ekonomik büyüme gerçekleştirdi. Bu verilerin bütünü, İİT bölgesinin dünya ekonomisindeki önemini ve ortak hareket etmemiz halinde doğacak imkanları net biçimde gösteriyor. İİT içindeki ekonomik işbirliğine, ülkelerimizin küresel değer zincirlerindeki yerini sağlamlaştırmayı, üretim kapasitesini büyütmeyi ve ekonomik dayanıklılığı artırmayı hedefleyen stratejik bir süreç olarak yaklaşmalıyız." Bolat, İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) verilerinin İİT ülkelerinin kendi aralarındaki ticaretin geçen yıl yaklaşık 979 milyar doları bulduğunu gösterdiğini belirterek, bunun üyelerin yaklaşık 5 trilyon dolar düzeyindeki toplam dış ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık geldiğini ifade etti.

"Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ticareti son yıllarda belirgin biçimde büyüdü" Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye'nin İİT bünyesindeki ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesini son derece önemsediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Üye ülkeler arasındaki ticaretin desteklenmesi, yatırımların teşvik edilmesi, ticaretin kolay hale getirilmesi ve özel sektörlerimiz arasındaki bağların güçlendirilmesi başlıca önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Türkiye ile İİT ülkeleri arasındaki ticaret son yıllarda önemli bir artış gösterdi. 2013'te 87,5 milyar dolar olan Türkiye'nin İİT ülkeleriyle toplam ticareti, geçen yıl yaklaşık 120 milyar dolara çıktı. Türkiye ile İİT ülkelerinin ticaret hacmi yılın ilk dokuz ayında 108 milyar doları buldu.

Bu tutar, 2025'in aynı dönemine göre yüzde 8,2 yükselişi ifade ediyor. Aynı zaman diliminde İİT ülkelerine ihracatımız 55 milyar dolara ulaştı. İİT ülkelerinin toplam ticaretimizde yüzde 27 düzeyinde bulunan payını 2028 yılına dek yüzde 30'a yükseltmek istiyoruz.

Ancak amacımız sadece ticaretin hacmini büyütmekle sınırlı değil; daha dengeli, çeşitlilik taşıyan ve sürdürülebilir ticari bağlar kurmayı da amaçlıyoruz." Bolat, İİT Üyesi Devletler Arasında Tercihli Ticaret Sistemi (TPS-OIC) benzeri girişimlerle üye ülkelerin bölgesel ekonomik bütünleşmesini ileri taşıdıklarını belirterek, sistemin kapsamının genişletilmesinin karşılıklı ticareti büyüteceğine, yeni yatırım fırsatları yaratacağına ve bölgesel üretim ağlarını sağlamlaştıracağına inandıklarını dile getirdi.

İİT ülkelerine gelen doğrudan yabancı yatırımların 2021-2025 döneminde yükseldiğini anlatan Bolat, "2021 yılında 148 milyar dolar olan yatırım girişi, geçen yıl 220 milyar doları buldu. Öte yandan doğrudan yabancı yatırımlarda geçen yıl 2024'e göre yaklaşık yüzde 0,6 yükseliş yaşandı. Dünya genelindeki doğrudan yabancı yatırımlar daha yüksek bir büyüme gösterirken İİT'nin küresel doğrudan yabancı yatırımlardan aldığı pay yüzde 13,5 düzeyinde bulunuyor." dedi.

Ülkeler arası yatırımların çoğaltılması, sınır ötesi sermaye hareketlerinin kolay hale getirilmesi ve özel sektörün uzun vadeli kalkınma projelerinde daha etkin rol alması gerektiğini vurgulayan Bolat, şöyle konuştu: "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri, geçen yıl İİT üyesi ülkelerden Türkiye'ye 1 milyar 622 milyon dolar tutarında doğrudan yabancı yatırım geldiğini, bu yılın ilk sekiz ayında ise yaklaşık 600 milyon dolarlık giriş gerçekleştiğini gösteriyor.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

1981 tarihli İİT Yatırımların Teşviki, Korunması ve Garanti Edilmesi Anlaşması'nın güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bu amaçla görüşmeler geçen yıl başlatıldı. Üye ülkelerimiz arasındaki yatırımları güvenceye almayı ve desteklemeyi hedefleyen anlaşmanın yenilenmesi, bu doğrultuda önemli bir adım niteliği taşıyor." "Dünya genelindeki yatırımlar stratejik sektörlere odaklanıyor" Bakan Bolat, küresel yatırımların daha seçici bir yapıya büründüğü, bilhassa dijital altyapı, yapay zeka, temiz enerji, yenilenebilir enerji ve ileri üretim sistemleri gibi stratejik alanlara yöneldiği bir süreç yaşandığını belirtti.

Bu dönüşümün ülkelere önemli imkanlarla birlikte yeni sorumluluklar da getirdiğini kaydeden Bolat, "Bu sektörlerin tümü başta olmak üzere yenilenebilir enerji, altyapı, tarım, gıda güvenliği, sağlık, imalat ve teknolojide yapılacak ortak yatırımlar, ülkelerimizin ekonomik dayanıklılığını uzun vadede destekleyecektir. Ortak girişimler, teknoloji aktarımı, araştırma-geliştirme çalışmaları ve nitelikli insan kaynağına yönelik yatırımlar, üye ülkelerimiz arasında uzun ömürlü ekonomik ortaklıkların zeminini oluşturacaktır." ifadelerini kullandı.

Ekonomik işbirliğini ileri taşımak için dijital dönüşümün sağladığı fırsatların daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gümrük işlemlerinin sadeleştirilmesi, ticari belgelerin elektronik olarak hazırlanması, sınır ötesi ticaret işlemlerine hız kazandırılması ve dijital ticaret altyapısının güçlendirilmesi, işletmelerimizin dünya pazarlarına ulaşmasını kolay hale getirecektir.

Bilhassa küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin finansman kaynaklarına ve yeni pazarlara ulaşımının desteklenmesi, ekonomik işbirliğimizin kapsayıcılığını artırmak için gereklidir. Genç girişimcilerin, kadınların ve yeni girişimlerin ekonomik yaşama daha etkin biçimde katılmasına imkan tanıyacak finansman ve destek mekanizmalarının geliştirilmesi, ortak kalkınma amaçlarımızın ayrılmaz unsurlarından biri olacaktır." Bolat, Türkiye'nin üretim kapasitesini, girişimcilik birikimini, gelişmekte olan finansal altyapısını ve stratejik bağlantısallığını karşılıklı yarar sağlayan ortaklıkların sağlam dayanağı olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Sermayemizi, üretim gücümüzü, teknolojimizi ve insan kaynaklarımızı ortak hedeflerimiz için buluşturabilirsek İİT içinde ekonomilerimizin dayanıklılığını daha ileriye taşırız.

Türkiye, İİT üyesi devletler arasındaki ekonomik işbirliğini daha somut, sonuç odaklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarını sürdürecek." dedi. "2028 yılında yüzde 30 seviyesine çıkmayı amaçlıyoruz" Açılış töreni sonrasında basın mensuplarına konuşan Bakan Bolat, B57+ İş Liderleri Zirvesi'nin yapıldığını hatırlatarak, "İSEDAK toplantılarının siyasi isimler ve kamu yöneticileriyle sınırlı olmaması, özel sektör temsilcilerinin de bu toplantılarda buluşarak ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma dahil pek çok konuda fikirlerini paylaşması ve bir ilişki ağı kurması amacıyla 2 yıl önce İslam Ticaret ve Kalkınma Odası başkanlığında B57 toplantılarının başlatılması kararı alınmıştı." açıklamasında bulundu.

Bolat, geçen yılki ilk etkinliğe Ticaret Bakanlığının da destek verdiğini anımsatarak şunları söyledi: "Bu sene ikinci organizasyonu gerçekleştiriyoruz. Açılış oturumu tamamlandı ve çalışma toplantılarına geçildi. Farklı ülkelerin iş insanları, ticaret ve sanayi odalarının başkanları, üyeleri, finansçılar, uzmanlar ve akademisyenler gün boyu özellikle küresel güney bölgesinin ekonomisini daha güçlü ve dayanıklı kılmak üzere kapsamlı fikir alışverişleri yapacak, sunumlar gerçekleştirilecek.

İş insanlarının B2B görüşmelerinin yanı sıra finans ile reel sektörü buluşturan toplantılar düzenlenecek. Bu kapsamda bizler de ülkemizde yarın başlayacak

COMCEC İSEDAK

toplantılarına katılmak için gelen kardeş ülkelerin bakanlarıyla ikili temaslarda bulunacağız. Ülkelerimiz arasındaki ekonomik ilişkilerin ulaştığı düzeyi, bunu nasıl daha ileriye taşıyabileceğimizi, ticaret hacmimizi ve yatırım bağlarımızı ele alacağız." Türkiye'nin İİT ile ekonomik bağların güçlendirilmesine büyük önem atfettiğini vurgulayan Bolat, "Son yıllarda dünyada ortaya çıkan korumacı eğilimler ve ticaret savaşları, İslam ülkeleri olarak birbirimize daha güçlü bağlarla bağlanmamızı ve bütünleşmemizi geliştirmemizi zorunlu hale getiriyor.

Zira gelişmiş ülkelerde pazarların daralması ve kapıların giderek kapanması karşısında ekonomik ilerlememizi sürdürmek, halkımızın refahını yükseltmek için İslam dünyası ve bölge ülkeleriyle ekonomik işbirliğimizi mutlaka güçlendirmeliyiz." değerlendirmesini yaptı. Bolat, ticaret ve yatırımların artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek açıklamasını şöyle tamamladı: "Cumhurbaşkanımızın liderlik ettiği dönemde, İslam dünyasıyla yaptığımız dış ticaretin Türkiye'nin toplam dış ticaretinden aldığı pay yüzde 11 seviyesinden yüzde 27'ye çıktı.

2028 yılında yüzde 30'u yakalamayı, sonraki yıllarda ise bu oranı daha da artırmayı hedefliyoruz. Cumhurbaşkanımızın ticaret diplomasisine liderlik etmesi ve bizlere rehber olması, hem kamu ve bakanlık hem de özel sektörle birlikte yürüttüğü yoğun dış diplomasi ve ticaret diplomasisi faaliyetleri, dış ticaretimizde ve İslam dünyasıyla ticaretimizde önemli mesafeler almamıza imkan verdi.

Kaydedilen büyük ilerleme yalnızca ticaretle sınırlı kalmadı; Türkiye'ye kazandırdığımız yatırımlarda, Türkiye'den gerçekleştirilen yatırımlarda, enerji işbirliğinde, ulaşım koridorlarında ve bilhassa müteahhitlik hizmetlerinde de yaşandı. Son 24 yılda, önemli bölümü İslam ülkelerinde olmak üzere, müteahhitlik alanında yaklaşık 520 milyar dolarlık proje üstlenildi. Bu alandaki faaliyetler yoğun biçimde sürdürülecek."

#Ekonomi#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.